26 12 2008

yeni bir yıl geliyor

Her Gün, Yeni Bir Gün...

'Yeni yıl' kavramı artık geçerliliğini yitirmiş bir kavramdır.

Yıllık değerlendirmeler bir zaman diliminin özelliklerini belirtmekte yetersiz kalıyor.

Mevsimlik hatta aylık zaman dilimleri bile değişimleri belirtmekte yetersiz.

Artık, 'Her gün, yeni bir gün' dür.

Stratejik planlamalar da günlük değişimleri hesaba katmalıdır.

Onun için de '2007'nin götürdükleri-2008'in getirecekleri' gibi analizler bize dünü açıklayamayacak, yarını da aydınlatamayacaktır.

Görmemiz gerekenler 'güç kazanan eğilimler-güç yitiren çerçeveler' dir.

Dünyada artık değişimler değil, dönüşümler olmaktadır.

Duruma böyle bakarsak:

1. Güçlerdeki asimetrik denge değişikliklerinin büyük önem kazandığını görmemiz gerekiyor.

11 Eylül 2001 İkiz Kuleler saldırısı dünyadaki güç dengelerini değiştirmiştir.

Avrupa Birliği beklenen güç birikimini sağlayamamaktadır.

Çin ve Hindistan güç dengelerini değiştirmektedir.

Asya dünya ekonomisinde ön plana çıkmaktadır.

Benazir Butto suikastı dünyadaki asimetriyi arttıracaktır.

Dünya savaşının yerini bölgesel çatışmalar ve terörist saldırılar almaktadır ve henüz bunun çözümü bulunamamıştır.

2. Piyasa ekonomisinin tüketim ölçekleri büyümeyi sürdürmektedir.

Dünyanın her yeri üretim alanları olmakta, gene dünyanın her köşesi, benzer tüketim kalıplarını benimsemektedir.

Bu ölçek büyütme işinde en büyük rolü de bilgisayarlar ve internet oynamaktadır.

Beklendiğinin tersine, küreselleşme ekonomik eşitsizliği arttırmakta, yerelleşmeyi hızlandırmakta, geleneksel değerleri yükseltmektedir.

20. yüzyıldakinden daha çok din ve mezhep çatışmaları yaşanmakta, etnik köken farklılıkları savaşlara yol açmaktadır.

Küreselleşme, evrenselliğe değil yerelleşmeye yol açmaktadır.

Dünyadaki güç dengeleri de büyük güçler lehine değişmekte, bu da asimetrik güç kaymasına yol açmaktadır.

3. Dünya refahının görece artmasına karşın umutsuzluk artmaktadır.

Dünya kaynaklarının insafsızca yağmalanması, gelir dağılımındaki eşitsizliğin sürekli artması, geleceğe bakışta umutsuzluk yaratmaktadır.

En kötüsü, güç zamanlarda sığınılacak adaletin yerini adaletsizliğin almasıdır.

İnsanlık kendi geleceğini baltalamaktadır.

***

Neden her gün?..

Artık, dünyanın durumunun düzelmesi için olsun, ülkenin durumu için olsun bir yıllık beklemeler büyük zaman kaybıdır.

Herkes her gün kendine şunu sormalıdır:

- Ben, bugün ülkem ve dünya için ne yaptım?

- Ben, yarın ülkem ve dünya için ne yapacağım?

- Kim bugün ve yarın ülkesi ve dünya için bir şey yapıyor ve yapacak?

- Bugün 31 Aralık 2007. Yarın 1 Ocak 2008. Bir yıl değişiyor ama değişen nedir?

- Ben bir şey yaparsam, biz bir şey yaparsak her gün değişen bir gün olacak.

- Ben bir şey yapmazsam, biz bir şey yapmazsak ülkemiz de dünya da gene değişecek ama bizim o değişimde bir rolümüz olmayacak.

- Yarınların istediğimiz gibi olması için bugün çalışmaya başlamalıyız.

Her yıl değil, her gün.

Yeni yılınız değil, yeni gününüz başarılı olsun.

Başarılı olduğu ölçüde de kutlu olsun ve öyle de olacaktır...

erdal atabek. cumhuriyet. 31.12. '07

4
0
0
Yorum Yaz