07 10 2006

GÜZELLİK

  "Çevremizi saran ve bize karşı bunca acımasız olan doğada güzellik yoktur. Güzellik insanın, ruhunun derinliklerinden kendi başına yarattığı bir şeydir. Bu nedenle Finlandiyalılar bataklıklarına, ormanlarına, üzerinde tek tük cılız bitkiler yetişen pas renkli topraklarına güzel görünümler verebiliyor ve yine bu nedenle Araplar, çöllerin hoşlanılası yerler olduğuna kendilerini inandırabiliyor. Güzellik, insanın onu gözünün önüne getirme çabasından, güzelliği görmek isteme itiliminden doğmuştur. Testere sırtı gibi inişli çıkışlı dizilmiş yığın yığın dağlara bakmaktan bir şey anlamıyorum ben; ama insanların o toprakları işlemesi, dağları delip yararlı işler yapması büyük mutluluk veriyor bana. İnsanın doğayı dönüştüren akıl gücü, yılmak bilmezliği ve ona egemen olmadaki yetkinliği karşısında hayranlık duyuyorum. Aslında iyice düşünülecek olursa, çıplak haliyle hiç de elverişli bir yer olmayan bu dünyanın nasıl böyle yaşanılır duruma getirildiğine şaşmamak elde değil. Kanımca insanoğlu bunca yiğit, bunca akıllı ve bunca becerili olmasaydı; depremler, tayfunlar, tufanlar, dayanılmaz sıcaklıklar ve soğuklar, zehirli böcekler, mikroplar ve daha binlerce doğa olayı bize yaşama hakkı tanımaz ve yaşantımız da çekilmez olurdu.gorki, maksim. edebiyat yaşamım. payel yayınları. Devamı

07 10 2006

SEVMEK

  saçak altına sığınmışgöçmen kuşunkartanecikleri arasındadüşen beyaz tüyünü degörebilmekişte sevmeksunay akın Devamı

07 10 2006

Ben Kelhok köyünde öğretmen

Kopup gelmişim başkent yöresindenIrmaklar geçmişim dağlar geçmişimEn son istasyonda inmişim trendenSonra alıp bavulumuKeçi yollarına tırmanmışımGiysilerimin yarısını çakırdikenlerini beğenmişPabuçlarımı sevmiş yolumun sivri taşlarıKöye girmişim bir gece yorgun argınErtesi gün alıp bu ilk mektubu yazmışımBen Kelhok köyünde öğretmenOn dokuzuna yeni basmışım Ahmet Telli Devamı

07 10 2006

Niels Henrik David Bohr, 7 Ekim 1885 (bugün) Kopenhag'da doğ

  Söylentiye göre, Danimarka halkının övünç duyduğu dört şey vardır: gemi endüstrisi, süt ürünleri, peri masalları yazarı Hans Christian Andersen ve fizik bilgini Niels Bohr. Bohr, hem bilgin kişiliği, hem insancıl davranışlarıyla, büyük hayaller peşinde koşan gençlere yetkin bir örnek ve esin kaynağı olan bir öncüydü. O, ne Rutherford gibi dış görünümüyle ürkütücü ne de Einstein gibi "arabaya tek başına koşulan at" idi. Bohr, Kopenhag'da görkemli bir konakta dünyaya geldi. Babası üniversitede fizyoloji profesörüydü. Niels çocukluk yıllarında "hımbıl" görünümüyle hiç de parlak bir gelecek vaadetmiyordu. İleride seçkin bir matematikçi olan kardeşi Harald da pek farklı değildi. İki kardeşin en çok hoşlandıkları şey anneleriyle tramvaya binip kenti dolaşmaktı. Bir keresinde, boş tramvayda anne can sıkıntısını gidermek için olmalı, çocuklara masal söyler. Anlamsız bakışları, sarkık yanakları ve açık ağızlarıyla duran iki oğlanı uzaktan izleyen bir yolcu, "Zavallı kadın, bu iki şapşala bir şey anlattığını sanıyor!" demekten kendini alamaz. Niels Bohr'un bir çocukluk anısı bu. Oysa Bohr'un okul yılları son derece parlak geçer. Babasının entellektüel ilgi alanı genişti: Biri felsefeci, biri dilci ve biri fizikçi üç arkadaşıyla her Cuma akşamı bir araya gelir, düşün dünyasında olup bitenleri tartışırlardı. İki oğlan da bir köşede oturup uzun süren tartışmaları sessizce izlerlerdi. Özellikle Bohr'un spekülatif düşünceye yakın bir ilgisi vardı. Nitekim, üniversitede fiziğin yanısıra ilginç bulduğu felsefe derslerini de kaçırmazdı. ... http://www.ansiklopedi.gen.tr/index.php/Niels_Bohr... Devamı

07 10 2006

amerikalı yazar/ozan edgar allen poe 1849'da bugün (07.10.&#

  Annabel Lee                                      Edgar Allan Poe   It was many and many a year ago,In a kingdom by the seaThat a maiden there lived whom you may knowBy the name of Annabel Lee;And this maiden she lived with no other thoughtThan to love and be loved by me.I was a child and she was a child,In this kingdom by the sea,But we loved with a love that was more than love -I and my Annabel Lee -With a love that the winged seraphs of heavenCoveted her and me.And this was the reason that, long ago,In this kingdom by the sea,A wind blew out of a cloud, chillingMy beautiful Annabel Lee;So that her high - born kinsmen cameAnd bore her away from me,To shut her up in a sepulcherIn this kingdom by the sea.The angels, not half so happy in heaven,Went envying her and me -Yes! - that was the reason (as all men know,In this kingdom by the sea)That the wind came out of the cloud by night,Chilling and killing my Annabel Lee.But our love it was stronger by far than the loveOf those who were older than we -Of many far wiser than we -And neither the angels in heaven above,Nor the demons down under the sea,Can ever dissever my soul from the soulOf the beautiful Annabel Lee:For the moon never beams, without bringing me dreamsOf the beautiful Annabel Lee,And the stars never rise, but I feel the bright eyesOf the beautiful Annabel Lee:And so, all the night - tide, I lie down by the sideOf my darling - my darling - my life and my bride,In the sepulcher there by the sea -In her tomb by the sounding sea.   ANNABEL LEE   Seneler,seneler evveldi; Bir deniz ülkesinde Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz İsmi Annabel Lee; Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten Sevmekden başka beni.   O çocuk ben çocuk,memleketimiz O deniz ülkesiydi, Sevdalı değil karasevdalıydık B... Devamı

13 10 2006

şiir/marifet

marifet suya dokunmazmış.sabuna dokunmazmış.pise bak!   celal vardar      Devamı