27 01 2009

Babalarla Kızları...

Beyaz Evde George W. Bush dönemi bitti.

Sanırım tarih, daha yaşarken Bushun defterini dürmüştür.

Tarihin sınav sayfaları Obamaya yeni açılıyor.

Turhan Selçukun, Cumhuriyette 22 Ocak Perşembe günü çıkan karikatüründe, “Amerika Tarihi” yazısının önüne iki nokta koyduktan sonra sıraladığı Abraham Lincoln, James A. Garfild, William Mc Kinley, John F. Kennedy, Martin Luther King, Robert Kennedynin başına gelen, umalım, ABDnin “44. Başkanı”nın da yazgısı olmasın...

***

Turhan Selçuka böyle bir karikatürü çizdiren, belki de, ABDde yüzyıl süren “Siyah” düşmanlığının yarattığı tarihsel kindir.

Lokantalara “Zenciler ve köpekler giremez!” sözlerini yazan “Beyaz”lar, bakalım bir “Siyah”ın başkanlığını içlerine sindirip, gururlandıkları demokratlıklarını kanıtlayabilecekler mi?

Her kuşak kendi yaşam anlayışını kuruyor. Kuşaklararası dayatmaların çatışmalara yol açmasının nedeni bu. Bushların ikiz kızları Jenna ile Barbaranın, Obamaların kızları Sasha ile Maliaya yazdıkları veda mektubu, bu açıdan da gözden geçirilmelidir.

***

İkizler, mektuplarına “Bu büyülü mekânda iyi eğlenceler” diye başlıyorlar.

Bu tümcede geçen “büyülü mekân” ve “iyi eğlenceler” sözü, kızların Beyaz Ev mutluluklarını yansıttığı kadar, o mekânda yaşadıkları sıkıntılarının da yarı alaycı anlatımıdır...

Jenna ile Barbara, oradan çok güzel anılarla ayrıldıklarını belirtseler de mektubun içeriği daha çok ikinci seçeneği akla getiriyor.

Mektuptaki şu uyarı özellikle önemli!

Sadık arkadaşlar edinin.”

Amerika, günümüzde dünya huzurunun da, huzursuzluğunun da ibresi haline geldi. Politikacının çocukları en az babaları kadar politik olmalıdır. Yoksa her an başkanlık konutundan söz sızdıran ağzı gevşek arkadaşlarının tuzağına düşebilirler...

***

Asıl gerçek, ikizlerin, Sasha ile Maliaya yazdıkları şu sözün satır arasında gizli:

“Hayvanlarınızı candan sevin, çünkü bazen sadece hayvanların size verebileceği huzura ihtiyacınız olabilir.”

Debdebe yanıltıcıdır; dışarıdan ışıklı görünen konakların kör kandilli odalarında ne acılar yaşandığını kimse bilemez.

Yalnızlığın yarattığı duygu boşluğu, kedi ya da köpek, sarayların koca odalarında insanı bir canlının sıcaklığına kul eylemiştir.

***

İkizler yaşamsal çelişkiyi sona bırakmışlar:

“Çoğu kişi babanızı tanıdığını sanıyor, ama sizin doğduğunuz gün onun neler hissettiği, okuldaki ilk gününüzde ne kadar gurur duyduğu ve sizin onun kızları olmayı ne kadar sevdiğiniz konusunda bilgileri yok. Dolayısıyla tavsiyemiz çok önemli: Babanızın kim olduğunu asla unutmayın.”

İkizlerin, “Babanızın kim olduğunu asla unutmayın” uyarısı çok anlamlı.

Düşünün ki, onların doğumunda sevinen, okuldaki ilk günlerinde gurur duyan babayla, Irakta milyonlarca insanın ölümüne gözünü kırpmadan onay veren, Guantanamo tutsaklarını en ağır işkencelerden geçirten baba aynı kişidir; ikizler, o “büyülü mekân”da her gün öyle bir babanın yüzünü görüyorlar.

Gençler birbirlerine daha yakındırlar. İkizler, Sashayla Maliaya mektubu bu yakınlıkla yazmış olmalılar...

Gençlere soralım:

Jenna ile Barbara olup Beyaz Evde sıkıntılar içinde mi yaşamak isterdiniz, yoksa küçücük evlerinizde özgür kızlar olarak mı?..

adnan binyazar. ayna. cumhuriyet. 27.01. ‘09


20
0
0
Yorum Yaz